|
ESER ELEMENT
METABOLİZMASI
BOZUKLUKLARI
MİNERALLER
İnsan vücudunun yaklaşık
%
4'ünü
mineraller
oluşturur.
Bunlar
vücutta,
tuzlar,
bileşikler
ya
da
iyonik
şekilde
bulunurlar.
Günlük
gereksinimi
50
mg'ın
üzerinde
olan
minerallere
makromineraller,
altında
olanlara
ise
mikromineraller
denir.
1. Makromineraller: Başlıca
makromineraller
kalsiyum,
magnezyum,
fosfor,
sodyum,
potasyum
ve
klordur
.
2.
Mikromineraller
(eser
elementler): Başlıca
mikromineraller
demir,
çinko,
iyot,
selenyum,
bakır,
mangan,
fluor,
krom
ve
molibdendir.
Eser elementler erişkinde
günlük
gereksinimin
50
mg'ın
altında
olan
minerallerdir.
En
çok
eksikliği
görülenler
demir,
iyot
ve
fluordur.
Diğer eser element
yetersizlikleri
(özellikle
çinko)
nisbeten
nadir
olup
daha
çok
prematür
bebeklerde,
protein
enerji
malnütrisyonunda
ve
uzun
süre
parenteral
beslenenlerde
ortaya
çıkar.
İntrauterin yaşamda eser
elementlerin
yaklaşık
2/3'ü
gebeliğin
son
10-12
haftası
içinde
anneden
bebeğe
aktarılır.
Bu
nedenle
parenteral
beslenen
prematürlerde
eser
elemetlerin
tedaviye
aklenmesi
gerekir.
İyot
Deniz ürünleri ve çeşitli
yiyecekler
içinde
bulunur.
İyotun
%100'e
yakın
bölümü
ince
bağırsaklardan
emilir.
Tiroksin
ve
triiodotironinin
yapısına
girer.
Daha
çok
idrar
ile
atılır.
İdrardaki
iyot
miktarının
tesbiti
ile
iyot
eksikliği
taraması
yapılabilir).
Hafif ve orta derecede
iyot
eksikliğinde
eksikliğinde
basit
guvatr;
ve
hipotiroidi
oluşur.
Günümüzde dünya nüfusunun
%30'u
iyot
yetersizliği
olan
bölgelerde
yaşamaktadırlar.
dünya
nüfusunun
%12'sinde
iyot
ekskliğine
bağlı
guvatr,
%1.6'sında
zihinsel
kusurlar
ve
%0.44ünde
ise
kretinizm
mevcuttur.
İyot eksikliği yemek
tuzlarına
iyot
eklenmesi
ile
önlenebilir.
2000
yılından
itibaren
Türkiye'de
yemek
tuzlarının
iyotlanması
zorunlu
hale
getirilmiştir.
Fluor
Daha çok sularda, çayda,
ette
ve
deniz
ürünlerinde
bulunur.
%80-90
kadarı
ince
bağırsaklardan
emilir.
Hidroksiapatit
kristallerinin
yapısına
girdiği
için
diş
ve
kemik
oluşumu
için
gereklidir.
Florür
diş
minelerini
sertleştiren
ve
çürümelerini
önler.
Anne sütü içinde az miktarda
florür
bulunmasına
karşın
bebeklerde
en
az
altıncı
aya
kadar
florür
eksikliği
ortaya
çıkmaz.
Bu
dönemde
fluor
takviyesi
yapılırsa
sürmekte
olan
diş
yapısı
bozulabilir.
Eğer şehir sularında
yeteri
kadar
florür
(0.6
ppm’den
az)
yoksa,
fluorürlü
diş
macunları
kullanılmıyorsa
ve
diğer
yiyecekler-den
alınan
fluor
miktarı
düşük
ise
fluor
takvi-yesi
yapılmalıdır.
Fluor gelişigüzel kullanılma-malıdır.
Çünkü
tedavi
edici
dozlar
ile
toksik
dozlar
arasındaki
sınır
fazla
değildir.
Fluor
fazlalığında
dişlerde
siyah
lekelenmeler
(fluorozis)
oluşur.
|