Oksidasyonun Etkileri

Oksitlenmiş doku

Sebep olacağı rahatsızlık

Karaciğer ; Sarılık, Siroz, kanser ; Pankreas ; Pankreas iltihabı, şeker hastalığı, kanser ; Böbrek ; Böbrek iltihabı, Nefrotik sendrom böbrek rahatsızlığı, Kanser

Aktif oksijen normal dokuya hasar verebildiğinden, sağlıklı dokunun bozulmasına sebep olmadan önce vücudun mutlak surette bu aktif oksijenden arındırılması gerekmektedir.

Eğer, sağlıklı dokunun aktif oksijen tarafından oksitlenmesini engelleyecek etkin bir yöntem bulabilirsek, bu sayede hastalıkların önüne geçebiliriz.

Hidrojen sülfit, amonyak, histaminler, indoller, fenoller ve scatoller, insan vücudunun sindirim siteminde mevcut bulunmaktadırlar.

ok_isareti

Hidrojen sülfit, amonyak, histaminler, indoller, fenoller ve scatollerin sebep olacağı hasarlardan vücudu korumak için, nötrofiller ( lökositler) bu artık / zararlı maddeleri oksidize etmek için aktif oksijen üretmektedirler.

ok_isareti

Aşırı derecede aktif oksijen üretimi gerçekleşir.

 ok_isareti

Fazla miktarda üretilen aktif oksijen, normal, sağlıklı biyolojik hücre moleküllerine hasar verebilmekte ve onların genetik kodlarını değiştirebilmektedir.

Antioksidanlar tehlikeli oksdasyonu engellemektedirler.

Sağlıklı dokuyu aktif oksijenin sebep olduğu oksidasyon tahribatından korumanın bir yolu, aktif oksijen radikalleri üzerine serbest elektronlar göndermektir bu sayede aktif oksijenlerin yüksek seviyedeki oksidasyon potansiyelleri nötralize edilmek suretiyle onların sağlıklı dokuyla tepkimeye girmesi engellenmiş olur.

Diyet ve kanser arasındaki bağ üzerinde yapılagelen çalışmalar henüz tamamlanma aşamasından çok uzakta olmak birlikte, elde edilen bazı kanıtlar, ne yediğimizin kansere olan yatkınlığımızı etkileyebileceğini göstermektedir. Bazı besin maddelerinin kansere karşı savunmaya yardımcı olduğu görülmekte bazılarının da kanseri ilerlettiği görülmektedir.

Besin maddelerindeki kanserojen maddelerin sebep olduğu hasarların bir çoğu, hücredeki bir oksidasyon sebebiyle meydana gelmektedir.

Bu süreçte bir küçük toplar halindki (oddball) oksijen molekülü hücrenin genetik koduna hasar verebilmektedir. Bazı araştırmacılar,oksidasyonu engeleyen – ANTİOKSİDAN adı verilen – maddelerin söz konusu hasarı engelleyebileceğine inanmaktadırlar.

Bu da bizleri doğal olarak, doğal antioksidanların alımının vücudun kansere karşı olan savunmasında çok önemli bir durum olduğu teorisine yönlendirmektedir.

C vitamini, E vitamini, beta-karoten, selenyum, ve glutatyon ( bir amino asit ) de dahil olmak üzere bazı maddelerin kanseri engelleyici özelliğe sahip olduklarına inanılmaktadır. Bu maddeler faktörlerin ( agents) sayısını azaltmaktadırlar.

Bu maddeler serbest radikaller üzerine elektron ikmali yapmak suretiyle, serbest radikallerin normal dokuyla etkileşimine mani olurlar.