ganoderma,

  • Akciğer Kanserinde Kırmızı Reishi Mantarı

    Akciğer Kanserinde Kırmızı Reishi Mantarı
    Akciğer kanseri üzerine Kırmızı Reishi Mantarı (Ganoderma lucidum) ile ilgili birçok araştırma yapılmıştır.Kırmızı Reishi mantarının miçelinden elde edilen Ganoderik asit ( GA - T ) 'in normal ve çeşitli kanser hücre kültürleri üzerine yapılan çalışmada , normal insan hücre kültürnde çok az toksikken , çeşitli kanser hücre kültürlerinde çok fazla sitotoksik olduğu gözlenmiştir. Metastatik akciğer kanseri hücre kültürü ( 95- D ) ile yapılan çalışmada hücrelerin G1 fazından durdurarak apopitozisi indüklemiştir.Apopitosizis indüklendiği sırada mitokondrial membran potansiyelini azaldığı (Delta psi(m)) ve sitokrom c ' nin serbest kaldığı gözlenmiştir.P53 ve BAX gen ekspresyonlarının arttığı tespit edilmiştir.İnsan metatstaik akciğer kanseri hücre kültürlerinde yapılan çalışmaların doğrultusunda; Ganoderik asitin ( GA - T ) mitokondrial disfonksiyon ve p53 ekspresyonu ile apopitosizi indükleyebilmesi, belki de gelecekte potansiyel bir kemoterapötik ajan olarak kullanılma olasılığı oluşmuştur. (1)

    Akciğer kanserlerinin tedavisini zorlaştıran sorunlardan biri olan multi - drug direnci ile ilgili yapılan araştırma da ; drug sensitif ( H69) ve multi - drug dirençli ( VPA ) İnsan Metastatik Küçük Hücreli Akciğer Kanseri hücre kültürleri üzerine ; 9 farklı Reishi Mantarı türünün miçellerinden alılan ekstreler alınarak çalışılmıştır.Sonuç olarak ; hem drug sensitif hem de multi-drug dirençli Küçük Hücreli Akciğer kanseri hücrelerinde sitoksik olduğu ve kemoterapötik ilaçlar ( doxorubisin ve etoposit ) ile muamele edilen dirençli kanser hücrelerinde ise bu etkiyi terinse çevirdiği gözlendi.(2)Kırmızı resihi mantarının besin takviyesi olarak kullanımının akciğer kanserli hastalarda yaşam kalitesini %65 arttırdığı tespit edilmiştir. (3)

    Akciğer adeno-karsinomları ile ilgili olarak ; Reishi mantarı miçelinin suda çözünen formu ; N- nitrobis(2-hydroxypropyl ) amine (BHP) ile Akciğer adenokarsinomu oluşturulmuş hayvan denekler (Slc:Wistar rats ) ile üzerinde gözlendi.Hayvan deneklerin kanserli dokularından alınan kesitlerde yapılan makroskopik incelemede nodül sayılarının azaldığı , mikroskopik incelemede ise (proliferatif hücre çekirdek antijen) PCNA - negatif tümör hücrelerinin sayısının arttığı ve yüksek miktarda PCNA - pozitif tümör hücrelerinin ise sayısının azaldığı gözlendi.

    Elde edilen bilgiler doğrultusunda Kırmızı Reishi Mantarı miçelinin suda çözünen formunun besin takviyesi olarak kullanılmasının ; akciğer tümörlerinin gelişimini inhibe ettiği ve belki de akciğer karsinogenezine karşı kemopreventif bir ajan olabilme olasılığı gösterilmiştir.(4)


    Konuyla İlgili Referanslar;

    1. Life Sci. 2006 Dec 23;80(3):205-11. Ganoderic acid T from Ganoderma lucidum mycelia induces mitochondria mediated apoptosis in lung cancer cells.Tang W, Liu JW, Zhao WM, Wei DZ, Zhong JJ.State Key Laboratory of Bioreactor Engineering, East China University of Science and Technology, 130 Meilong Road, Shanghai 200237, China.

    2. Cancer Lett. 2009 May 18;277(2):182-9 Effect of Ganoderma on drug-sensitive and multidrug-resistant small-cell lung carcinoma cells.Sadava D, Still DW, Mudry RR, Kane SE.Division of Tumor Cell Biology, Beckman Research Institute at City of Hope, 1500 East Duarte Road, Duarte, CA 91010, USA.

    3. Nutr Cancer. 2005;53(1):11-7.Anticancer effects of Ganoderma lucidum: a review of scientific evidence.Yuen JW, Gohel MD. 

    4. Oncol Rep. 2006 Dec;16(6):1181-7. Inhibitory effect of a water-soluble extract from the culture medium of Ganoderma lucidum (Rei-shi) mycelia on the development of pulmonary adenocarcinoma induced by N-nitrosobis (2-hydroxypropyl) amine in Wistar rats.Kashimoto N, Hayama M, Kamiya K, Watanabe H.Department of Experimental Oncology, Research Institute for Radiation Biology and Medicine, Hiroshima University, Hiroshima 734-8553, Japan.

  • ANTİOKSİDAN GANODERMA LUCIDUM (REISHI MANTARI)

    ANTİOKSİDAN GANODERMA LUCIDUM (REISHI MANTARI)

    Lingzhi adıyla da tanınan Kırmızı reishi mantarı (Ganoderma lucidum), büyük çapta yapılan anti-kanser araştırmalarından da anlaşılacağı gibi son yıllarda adından çok söz ettiren alternatif bir ilaç kaynağı olmuştur.

    Bir çok mantar türü düşük kapasiteli antioksidan aktivitelerine sahiptir. Mesela sıklıkla tüketilen beyaz mantarın 691 gibi bir ORAC değeri vardır. Portobello mantar türü ise 968 ORAC değerine sahiptir. Yenilebilen bir çok mantar türü bu değerler arasında gidip gelmektedir. Reishi mantarı aşağı yukarı 10 kat daha fazla antioksidan değerine sahiptir. 

     


    Her 1 gram kuru ağırlık için serbest radikal temizleme etkinliği şu şekilde rapor edilmiştir:

    9.2 mg Katekol Toplam fenolik içerik için eşdeğer
    Toplam flavonoid içeriği için 2.14 mg Quercetin Eşdeğeri

    Olduğu söyleniyor, Reishi kurutulmuş olarak ölçülür ve herhangi bir kurutulmuş bitki (veya mantar) su ile katlanarak daha yüksek bir değere sahip olacağından, su uzaklaştırıldığından ve aktif içerikler daha yoğun olduğu için önemlidir.

    Yüksek ORAC güzel bir değer iken, mantarların sağlığa olan faydaları, antioksidan içeriğiyle ilgisi yoktur. Bu tür siyah reishi (Ganoderma sinensis) de dahil olmak üzere birçok farklı renkte gelirken, bilimsel araştırmaların neredeyse tamamı, en tıbbi faydaları sunanmantarın kırmızı reishi mantarı olduğunu ileri sürmektedir. Reishi mantarları ve kanser hakkında yapılan araştırmalar bu tezi daha da ortaya koyacaktır.

  • Ganoderma Lucidum

    Ganoderma Lucidum Kırmızı Reishi Mantarı

     

    Reishi veya lingzhi (Ganoderma lucidum), Mannetake, Immortality Mushroom (Ölümsüzlük mantarı), mucize mantar olarak bilinen polyporeaceae familyasından geleneksel Çin tıbbında yaklaşık 4000 yıldır ilaç olarak kullanılan sıvı olarak özünün tüketildiği bir mantar türüdür. Kırmızı Reishi mantarı yenilebilir bir mantar değildir. Genellikle meşe ve erik ağacı kütüklerinin üzerlerinde yaklaşık 9 aylık gibi bir sürede yetiştirilir.

    Reishi mantarı yumuşak, altı odacıksız, belirgin bir sapı olmayan, yumuşak, düz ve kırmızı cilalı bir şapkaya sahip olan bir mantardır. Mantarın yaşına göre alt kısmı kahverenginin çeşitli tonlarındadır. Altında odacıkları bulunmaz ve sporlarını çok ince gözeneklerden yayar.

    Tadı acıdır ve tahta gibi serttir. Acı ve buruk tadı yüzünden genellikle taze veya kurutulmuş olarak ince toz haline getirilir ve suda çözdürülerek kullanılır. İçine reishi ekstresi eklenen su bir çaydanlıkta yaklaşık 2 saat kadar kaynatılır ve hemen kullanılır. İçerdiği yüksek miktarda antioksidan sebebi ile hemen kullanılmazsa yaklaşık bir buçuk saat içinde özelliğini büyük ölçüde yitirir. Yüzyıllar boyunca doğal bir sağlık ilacı olarak özellikle hepatopati, kronik hepatit, nefrit, hipertansiyon, eklem romatizması, kireçlenme, nevrasteni, uykusuzluk, bronşit, astım, ülser ve kanser hastalıklarında etkili bir şekilde kullanılmıştır.

    Ganoderma Lucidum’un bünyesinde yer alan biyoaktif maddeler bazı tip tümörlerin gelişmesini önlemede, durdurmada, yok etmede son derece etkilidir ve önleme mekanizması halen çok geniş çaplı bir şekilde dünyada araştırılmaktadır. İnsan vucudunda bağışıklık siteminden beyaz kan hücreleri sorumludur. Beyaz kan hücrelerinin birçok değişik tipi bulunmaktadır. Ganoderma Lucidum’un aktif bileşenleri bu bağışıklık hücrelerinin sayısını çok kısa sürede artırmaktadır. Kandaki makrofaj hücreleri vucudun kendi doğasının dışında her türlü yabancı maddeyi, serbest radikalleri, mikropları, tümör hücrelerini kuşatarak sarmakta ve onları yiyerek yok etmektedir.

    Ganoderma Lucidum bağışıklık sisteminin bir koruyucusu, güçlendiricisi olarak sadece kanser hastalarının değil, tüm insanların hizmetindedir. Vücudun güçlenmesiyle dinçlik kazanılmakta,bu durum tümörlerin ortaya çıkmasını önlerken Ganoderma Lucidum’a antiviral, antibakteriyel, antihistaminik, ateş düşürücü, yaşlanmayı geciktirici özellik kazandırmaktadır.

    Ganoderma lucidum’da bulunan bazı bileşenler pankreasın düzgün çalışmasını sağlayarak kandaki şekerle, insülin seviyesinin artışını engelleyebilmektedir.

     

    Son yıllarda in vitro çalışmalarında Ganoderma Lucidum’dan izole edilen lucidenik asit Organik Lucidenik lakton, linoleic asit, ganodermik asit Organik Lucidenik lakton, linoleik asit, ganodermik asit B,C,H ile ganoderiol A,B,F, ganodermanontriol lucidimol B’nin antivirüs özellikler taşıdığı, HIV, Herpes, Hepatit B ve Hepatit C enfeksiyonlarında umut verici sonuçlar elde edildiği belirtilmektedir.

  • Ganoderma Lucidum Mantarının Vücuttaki Çalışma Mekanizması

    GANODERMA LUCİDUM MANTARININ VÜCUTTAKİ ÇALIŞMA MEKANIZMASI
    Ganoderma tüketildikten sonra bitkinin aktif bileşenleri vücutla etkileşime girer.


    Bu reaksiyonlar beş aşamada özetlenebilir:
    1. TARAMA (1-30 gün): Ganoderma içerisinde bulunan aktif bileşenler vücut fonksiyonlarını düzenlemeye başlar.
    Bu evrede Ganoderma'nın vücuttaki toksinleri ve gizli rahatsızlıkları tetkik etmesi noktasında sahip olduğu hassas ama belirgin etkiler hissedilir.
    2. TEMİZLEME (1-30 hafta): Bu evrede, "Toksin Temizleyicilerin İmparatoru" olarak bilinen Ganoderma vücuttaki aşırı ürik asidi, kolesterolü yağ kitlelerini, ölü dokuları ve toksinleri temizlemek üzere harekete geçer.
    Bu toksinler idrar, dışkı, ve terleme yoluyla dolaşım sisteminden bertaraf edilir veya çıban, isilik, balgam ve sümük olarak kendisini gösterir. Bunlar bir yan etki değil, aksine Ganoderma'nın vücutta çalışmaya başladığının bir kanıtıdır.
    3. DÜZENLEME (1-12 ay): Bu dönemde aktif Ganoderma bileşenleri vücutla etkileşime girerek iyileştirici etki gösterir. Bu süreç dışarıdan gözlenebilen ve somut olarak gerçekleşen bir süreçtir. Bu nedenle reaksiyonun çok güçlü olduğu görülüyorsa dozaj düşürülebilir.
    4. İNŞA (6-24 ay): Burada Ganoderma, immün sistemini güçlendirerek vücudu yenilemeye ve olumsuz etkilenmiş olan ve sistemleri onarmaya devam eder.
    Bu evrede Ganoderma aynı zamanda iyileşme sürecini hızlandırmak için gerekli vitamin ve mineralleri de sağlar.
    5. YENİLEME (1-3 yıl) : Bu evrede Ganoderma, vücut fonksiyonlarını optimal düzeyde muhafaza etmeye devam eder.
    Bu noktada kişi, sağlığının optimal düzeye geldiğini hisseder ve Ganoderma'nın uzun süreli kullanımın sağladığı gençleşme ile birlikte gelen faydaları görür

  • Ganoderma Lucidum Reishi Mantarı Nedir

    REİSHİ (GANODERMA LUCIDUM) MANTARI NEDİR?


    Ganoderma lucidum, Ling Zhi, Mannentake, İmmortality Mushroom (Ölümsüzlük Mantarı) olarak da bilinen Kırmızı Reishi mantarı geleneksel Çin ve Japon tıbbında kullanıldığı bilinen en eski mantar türüdür ve 4000 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır. Reishi mantarı yumuşak, altı odacıksız, belirgin bir sapı olmayan yumuşak, düz ve kırmızı cilalı bir şapkaya sahip olan bir mantardır. Mantarın yaşına göre alt kısmı kahverenginin çeşitli tonlarındadır. Altında odacıkları bulunmaz ve sporlarını çok ince gözeneklerden yayar. Buruk bir tadı vardır.
    Buruk tadı yüzünden genellikle taze veya kurutulmuş olarak ince toz haline getirilir ve suda çözdürülerek kullanılır. İçine reishi ekstresi eklenen su bir çaydanlıkta yaklaşık 2 saat kadar kaynatılır ve hemen kullanılır. İçerdiği yüksek miktarda antioksidan sebebi ile hemen kullanılmazsa yaklaşık bir buçuk saat içinde özelliğini büyük ölçüde yitirir.

  • GANODERMA LUCİDUM:OBEZİTE TEDAVİSİNDE YENİ BİR PREBİYOTİK

    GANODERMA LUCİDUM:OBEZİTE TEDAVİSİNDE YENİ BİR PREBİYOTİK
    Obezite Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır ve günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır.


    Obezite, düşük-yoğunluklu kronik enflamasyon ve bağırsak disbiyosizi (bağırsak florası yani mikrobiotasındaki dengenin bozulması) ile ilişkilidir. Dolayısıyla bu önemli sağlık sorunu ile mücadelede, önemli ve etkili yöntemlerden biri de bağırsak mikrobiotasının düzenlenmesidir.
    Bu konuda Nature Reviews Gastroenterologgy & Hepatology dergisinde 18.08.2015 tarihinde yayınlanan bir yazı dikkat çekmektedir. Bu yazıda, yapılan bir araştırmanın sonuçları duyurulmaktadır:


    Ganoderma lucidum(Kırmızı reishi ) mantarı sulu ekstraktının, sağladığı prebiyotik etki ile bağırsak mikrobiotasını düzenleyerek obeziteyi azaltabileceği gösterilmiştir.
    Bağırsak sağlığının genel sağlık durumunu doğrudan etkilediği artık bilinen bir gerçektir. Bu nedenle bağırsak sağlığının korunması sağlığımız açısından son derece önemlidir.
    Ganoderma lucidum (Kırmızı reishi )mantarı, sağladığı prebiyotik etki ile bağırsak mikrobiotasını düzenlemede kullanılabilir.
    Obezite, birçok hastalığa zemin hazırlayan bir sağlık sorunudur. Önlenmesi, birçok hastalığın önlenmesinde de yararlı olacaktır.
    Ganoderma Lucidum (Kırmızı reishi )mantarı, bağırsak mikrobiotasını düzenleyerek obezitenin tedavisinde kullanılabilir.


    Bu sonuçlar, yukarıdaki dergide duyurulan ve Chang ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen, Ganoderma lucidum mantarının obezlerde etkileri ile ilgisi araştırmada ortaya çıkmıştır(1). Bu araştırmada Ganoderma lucidum (Kırmızı Reishi) mantarının sulu ekstraktının kullanılması ile vücut ağırlığında, enflamasyon ve insülin direncinde azalma olduğu görülmüştür. Veriler, ekstrakt kullanımının bağırsak mikrobiotasındaki disbiyosizi ortadan kaldırmasının yanı sıra bağırsak geçirgenliğini düzenlemek ve metabolik endotoksemiyi azaltmak yönünde etkilerini göstermiştir.


    Sonuç olarak, Ganoderma lucidum (Kırmızı Reishi) mantarı ve onun içeriğindeki yüksek molekül ağırlıklı polisakkaritlerin, obezlerdeki bağırsak disbiyosizi (denge bozulmasını) ve obeziteye bağlı metabolizma problemlerini önleyebilecek prebiyotik ajanlar olarak kullanılabileceği ifade edilmiştir.

  • Ganoderma Lucidum'un Tip2 Diyabet Üzerine Etkisi

    Ganoderma Lucidum ve bazı diğer bitkilerin Tip2 Diyabet üzerine etkilerini 117 kaynak göstererek araştıran bir makale

    Birçok raporda, diyabetin önümüzdeki yıllarda başlıca hastalıklardan biri olacağı açıktır. Sonuç olarak, yeni ilaçlar aramak veya profilaktik yöntemleri daha iyi araştırmaya ilgi hızla artmaktadır. Çok sayıda kimyasal ve farmakolojik araştırma çalışmalarına dayanarak, diyabet için fonksiyonel bitki besin öğelerinde sayısız biyoaktif bileşik bulunmuştur. Bu yazıda, Asya mutfak sisteminde ve tıbbi sistemde yaygın olarak kullanılan ve anti-diyabetik etkinlik gösteren klinik veya / veya deneysel anti-diyabetik etken maddeler ve farmakolojik test sonuçları açısından işlevsel bitki besin öğeleri gözden geçirilmektedir. Bu makaleyi gözden geçirme fikrimiz, tip 2 diabetes mellitusun gelişimini önlemek veya yavaşlatmak için bu fonksiyonel gıda bileşenlerini hedef tıbbi gıdalar olarak daha fazla dikkat etmektir.
    Tip 2 diabetes mellitus (T2DM), 2007 yılında dünya çapında% 6 (246 milyon kişi) prevalansı bulunan ve 2025 yılına kadar% 7.3 (380 milyon) olarak tahmin edilen küresel bir salgındır. [1] Sağlık, sosyal ve ekonomik yük büyüktür, dolayısıyla T2DM dünya genelindeki sağlık sistemi için büyük bir zorluk oluşturmaktadır.

    T2DM'nin patofizyolojisine ilişkin mevcut anlayışa dayanarak, son beş yılda birden fazla farmakolojik ve farmakolojik olmayan müdahale gelişim göstermiştir ki, glisemik kontrolü arttırmayı ve umutla hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı amaçlamıştır. [4] Bir dereceye kadar hayal kırıklığı olmuştur, çünkü glisemik kontrolde gözlenen başlangıç ​​iyileşmelerinin çoğunun, hastalığın ilerleyici niteliğinden ötürü devam etmemesi sağlanmıştır. [5,6] Tedavileri kullanarak glisemik kontrolü artırmak için daha fazla yaklaşım varlığı ile , Insanlar için gıda korunumu hedefi daha da önem kazanmaktadır.

    Bu makale özellikle T2DM gelişimini önleyen veya yavaşlatan klinik veya / veya deneysel anti diyabetik fonksiyonel gıda bileşenlerini araştırmaktadır. Özellikle T2DM, glisemik kontrolü sağlamak ve sürdürmek için birden çok kendi kendine bakım davranışının benimsenmesi ve sürdürülmesini gerektirir. Bu davranışlar arasında kan glukozunun izlenmesi, düzenli olarak egzersiz yapılması ve önerilen yeme rejimine bağlı kalması sayılabilir. Yemek, diyabet gelişimini ve ilerlemesini etkileyebilecek günlük yaşamın önemli bir yönüdür. [7] Bu nedenle T2DM'nin önleyici ve iyileştirici ve komplikasyonları için bu gözden geçirme fonksiyonel gıda maddelerine dikkat etmeniz önemlidir.


    2 TİP DİYABET
    Daha önce insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus (NIDDM) olarak adlandırılan çoğu hasta bu kategoriye girmektedir. Bu tipte, pankreatik β hücrelerinin kütlesi ve fonksiyonları bir dereceye kadar korunur ve insülin enjeksiyonuna hayatını sürdürmek için nadiren ihtiyaç duyulur. [8,9] Ancak ağır enfeksiyon veya başka stres varlığında Ketoasidoz oluşabilir. Bu tip insülin sekresyonunu da azaltır ve insülin hassasiyetinde (insülin direnci) patogenezinde rol alır. İnsülin direnci her zaman mevcut olmayabilir. Bu iki faktörün göreli rolü hastalar arasında değişir. İnsülin sekresyonuyla ilgili olarak, bir glukoz yüküne akut insülin tepkisi karakteristik olarak kusurludur. Hastaların çoğunluğu geçmişte obez veya obez olmuştur. Tipik olarak, bu tip diyabet orta yaştan sonra gelişir ancak daha genç yaşta ortaya çıkabilir. Çok sayıda okul çocuğunun idrar tahlili ile tarama, T2DM'nin 1970'lerden beri giderek arttığını ortaya koymuştur. [10]

    Diyabetin ücretsiz tıbbi yönü

    Günümüzde, geleneksel yaklaşımların yanı sıra, kapsamlı tamamlayıcı tıp (CAM) yöntemleri dünyada giderek daha fazla popülerlik kazanmaktadır. [11] 2000 yılı aşkın bir süredir, poliüri ve polidipsi gibi semptomlar, antik Çin'de ve insanların diyabet hakkında bilgi sahibi olmalarına neden olan dünyanın bazı bölgelerinde önemli morbid belirtiler olarak görülüyordu. [12,13] Uzun süredir uzun süredir kullanılmaktadır. Çin tarihinin "şeker hastalığı" terimini Batı tıbbı terimlerinde olduğu gibi belirtileri içeren bir kompleksi tedavi etmek için kullandığı bilinmektedir. [14,15] Böylece, muhtemelen "susuzluk harcıyor" (xiao-ke) terimi, Şeker hastalığı "olarak nitelendirildi. [16] T2DM, antik Çin'de xiaokezheng (semptomatik polidipsi hastalığı) olarak biliniyordu. [17]

    Poliüri ve polidipsi içeren belirtiler, Mısır Ebers papyri, Hipokrat Yunan Epidemiği Kitabı III ve Çin Nei Ching'de tanımlanmıştır. [18,19] Ayurvedik metinlerde bulunan Hindu yazıları, aynı semptomları ve glukozüri ve koku gibi diğer belirtileri kullanmıştır. Nefes nefese aseton ile iki ana diyabet türü ayırt edilir: Bir diğeri kalıtımsal ve bir diğeri ise obezite yoluyla edinildi. [20] Bu bozukluklar için kaydedilmiş tedaviler büyük oranda diyet ve bitki temelli ilaçlar içeriyordu. [20,21]

    Fonksiyonel gıdalar kavramları

    "Fonksiyonel gıda" terimi, 1980'lerin ortalarında Japonya'da ilk kez tanıtıldı ve besleyici olmaya ek olarak belirli vücut işlevlerine yardımcı olan katkı maddeleri içeren gıdalara atıfta bulundu. [22] Genellikle, normal bir diyetin parçası olarak oluşturulması amaçlanan ve iyileştirilmiş sağlık veya düşük riskli olma potansiyeline sahip biyolojik açıdan aktif bileşenleri içeren gıdalar olarak düşünülür. [23]
    Araştırmalar, çoğu beslenme ile ilişkili olabileceği için, diyabet gibi kronik hastalıkların önlenmesinde beslenmenin önemli bir rol oynadığını göstermiştir. [23] Fonksiyonel gıdalar, sadece yaşamak için değil aynı zamanda zihinsel ve fiziksel refah kaynağı olarak besin düşünme kavramına girerek birkaç hastalık için risk faktörlerinin önlenmesi ve azaltılmasına katkıda bulunur veya bazı fizyolojik işlevleri arttırır. [24] Bir gıdalar, sağlıklı durum ve sağlık durumuyla veya riskin azaltılmasıyla ilgili olacak şekilde, yeterli beslenme etkilerinin ötesinde, vücutta bir veya daha fazla hedef fonksiyonu yararlı bir şekilde etkilediği kanıtlanmışsa, fonksiyonel olarak kabul edilebilir Bir hastalığın Yararlanıcı etkiler bakım veya iyileşme durumunun iyileştirilmesi ve / veya bir patolojik süreç veya bir hastalık riskinin azaltılması olabilir [25] Fonksiyonel gıdaya olan artan ilgi, diyetin spesifik bir diyetini veya bileşenini belirten epidemiyolojik çalışmaların, diyabet gibi belirli bir hastalık için daha düşük bir risk ile ilişkili olduğu gerçeğini yansıtır.

    Şeker hastalığında kullanılan fonksiyonel bitki besin maddeleri

    Allii Sativi Bulbus
    Allium sativum L.'nin ampulleri çok çeşitli hastalıklarda çok uzun bir halk tecrübesine sahiptir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerini düzenlemeye yardımcı olduğu iddia ediliyor. Diyabetiklerde glikoz metabolizmasını azaltabilir, arteryoskleroz gelişimini yavaşlatır ve miyokard infarktüsü hastalarında daha ileri kalp krizi riskini düşürür. [26] Sarımsak, allozanla indüklenen diyabetik sıçanlarda ve farelerde olduğu gibi STZ'ye bağlı olarak da serum glikoz seviyelerini düşürmede etkili bulundu. Çalışmaların çoğunda, sarımsağın diyabetik farelerde, sıçanlarda ve tavşanlarda kan glikoz düzeylerini azaltabileceği gösterilmiştir. [27] Yaşlanmış sarımsak özütü, immobilizasyon stresiyle hiperglisemik farelerde hiperglisemiyi önlemede de etkili olmuştur. [28] Buna ek olarak, Liu ve ark. 2005, hem sarımsak yağı hem de dialil trisülfidin STZ ile indüklenen diyabetik sıçanlarda glisemik kontrolü geliştirdiğini bildirmiştir. [29] Sarımsak suyunun alınması, tavşanlarda yapılan glükoz tolerans testlerinde glikozun daha iyi kullanılmasıyla sonuçlanırken, 250 mg / kg dozunda allisin alloxan kaynaklı diyabetik tavşanlarda tolbutamit kadar etkili olmuştur [30]

    Sarımsak mekanizması, allicinin, insülin inaktivasyonunun ortak bir nedeni olan SH grubundaki reaksiyonlardan insülini yok edecek sistein gibi bileşiklerle etkili bir şekilde birleştirerek serum insülini artırabileceğini önermektedir. [30] Bir diğer mekanizma, sarımsaktan izole edilmiş bir ürün S-allil sistein sülfoksitin antioksidan etkisinin diyabetteki faydalı etkisine katkıda bulunabileceğini önermektedir. [31] Bir başka araştırmacı, ya β hücrelerinden insülinin pankreatik sekresyonunu arttırarak ya da bağlı insülinin salınmasını sağlayarak sarımsağın bir antidiyabetik madde olabileceğini düşündürmüştür. [32] Bu nedenle sarımsağın hipoglisemik eylemi muhtemelen β hücrelerinden insülin salınımında pankreatik bir artışa, bağlı insülin salınmasına veya insülin duyarlılığında artışa bağlı olabilir.


    Anti-hiperglisemik aktiviteye neden olan Allium sativum L. içerisindeki kimyasal bileşenler. (A) Allicin; (B) S-alil sistein sülfoksit
    Allii Cepa Bulbus
    Allium cepa L.'nin veya ortak soğanın ampulleri, uzun bir tıbbi ve mutfak kullanımı öyküsüne sahiptir. [33] Ayrıca, tıbbi özellikleri için birçok yüzyıl boyunca bulanıklığı ve tat verici değeri için kullanılmıştır. [34] Asya ve Afrika ülkelerindeki birçok kişi diyabet tedavisinde bitkiler kullanıyor. [35] Soğan beslenmesi diyabetik koşullarda, muhtemelen kan kolestrol düzeylerini düşürerek ve lipit peroksidasyonunu azaltarak hipoglisemik ve hipo-kolestero-lem etkisi, [36] aracılık eden diyabetik nefropati nedeniyle metabolik durumunu geliştirmiştir. [37] Aktif prensipleri allil propil disülfid ve S-metil sistein sülfoksitin anti-diyabetik ve anti-hiperlipidemik etkiye sahip olduğunu göstermiştir; bu ilaç glibenklamid ve insülin ile benzerdir

     


    Antihiperglisemi içeren Allium cepa L. içerisindeki kimyasal bileşenler. (A) Alil propildisülfid; (B) S-metil sistein sülfoksit
    Trigonella foenum-graecum (L.)
    Trigonella foenum-graecum L. (çemen) Hindistan genelinde ve Çin'in belirli bölgelerinde yetiştirilmektedir. Onun tohumları Hindistan'da çeşni, Mısır'da ekmek yapımı için buğday ve mısır unu için bir takviye ve Yemen'deki başlıca gıdalardan biri olarak kullanılır. Tohumları ayrıca dünyanın birçok yerinde bitki örtüsü olarak, yağ asidi, tonik ve afrodizyak etkileri olarak kullanılmaktadır. Çemen tohumlarının özleri, tozu ve tohum ve yaprak sakızı insan ve deneysel diyabetik hayvanlarda kan glikozu ve kolesterol seviyelerini düşürebildiğini gösteren çeşitli raporlar göstermektedir. [41-45] Faaliyeti büyük ölçüde saponinlere atfedilmiştir [46] Lif içeriği, [47] amino asit 4-hidroksisolösin, [48] ve ana alkaloid trigonellin [Şekil 3]. [49]
    Ganoderma lucidum (Leyss., Fr.)
    Mantarlar folklorda dünyada ve birçok kültür geleneğinde dikkat çekici bir yere sahiptirler. [73] Ganoderma lucidum, yaygın olarak tıbbi olarak güçlü bir mantar olarak bilinir. Şeker hastalığı ve kanser de dahil olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde Çin'de ve diğer oryantal ülkelerde yüzlerce yıldır yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ganoderma lucidum'un sporophore'u hem tonik beslenme hem de diyabetik hastaların bakımı için ilaç olarak kullanılır. Bazı araştırma sonuçları, polisakaritlerin anti-diyabet için aktif ilkeler olduğunu gösterdi. [74,75] Ganoderanlar A ve B izole edildi ve hipoglisemik etkinlik teyit edildi . [76,77]
    SONUÇLAR
    T2DM'nin gelişimi, yeme alışkanlıklarından oldukça etkilenmiştir. Bir kez teşhis konduğunda, tedavinin kritik bir parçası, bir ömür boyu yiyecek ve yeme alışkanlıklarının değiştirilmesidir. [117] Fonksiyonel bitki besinleri, diğer birçok alanda olduğundan daha fazla kilolu ve şeker hastalığının önlenmesi veya tedavisi için özellikle yüksek etkiye sahip olabilir. Mevcut incelemede bulunan elementlerin birçoğu diyabet ve fonksiyonel gıda maddeleri ile ilgili önceki araştırmalarda tanımlanmıştır. Bununla birlikte, bu araştırmalar, T2DM'li kişilerin hayatlarında spesifik fonksiyonel bitkisel gıda maddelerinin seçilmesi için asistan ve bu tür hastalıkları önlemek için normal günlük gıda tüketimi sistemimizi sağlamıştır.

  • GANODERMA LUCIDUMUN HASTALIKLAR ÜZERİNE ETKİLERİ

    GANODERMA LUCIDUMUN HASTALIKLAR ÜZERİNE ETKİLERİ

    İçeriğinde 400'ün üzerinde aktif bileşen bulunan ganoderma lucidum (kırmızı reishi mantarı) bu maddeler sayesinde vücudumuzun bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklara karşı savaşabilmesine neden olmuştur. Ganoderma lucidumun bu kadar çok hastalık üzerine etkisinin olmasının nedeni vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmasını harekete geçirebilme yeteneğidir. Ganoderma Lucidum ile tedavi edilebilen hastalıklar hematolojik malignite, meme kanseri, prostat kanseri, obezite, sinir sistemi, diyabet, astım, alerji, bronşit, aids, koah, göz hastalıkları, diyabet ve daha bir çok hastalığı tedavi edebilme özellliği bağımsız bir bilimsel yayın organı olan PUBMED sitesinden takip edilebilir.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTAR NEDEN BU KADAR ÖNEMLI?

    KIRMIZI REİSHİ MANTAR NEDEN BU KADAR ÖNEMLI?
    Ganoderma Lucidum mantarında, miselinde ve sporlarında 400’ün üzerinde biyolojik aktif bilesen bulunmaktadır. Bunlar Polisakkaritler, Triterpenler, Alkaloidler, Nükleotidler, Steroller, Lektin, Protein ve iz elementlerdir.

     

    İçeriğinde ağrı kesici etkisi oldugu bilinen Adenosin, karaciğeri toksinlerden koruyucu etkisi olan R,S-Ganodermik ve Ganasterone, anti-tümör ve antienflamatuar etkisi olan Glukanlar ve Polisakkartiler de bulunmaktadır.
    Ganoderma Lucidum’da (Kırmızı Reishi mantarı) 800-2000 ppm düzeyinde organik Germanyum bulunmaktadır. Bu miktar, Ginseng bitkisindeki Germanyum miktarından 4-5 kat fazladır. Sarımsak, Tere ve Sumakta da bulunan Germanyum, bir iz elementtir. İnorganik formu çok zararlı olmasına rağmen Germanyum’un organik formlarının sayısız faydası vardır. Germanyum çok güçlü bir antioksidandır. Germanyum, organizmanın bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi vücudun toksinlerden arınmasını sağlamakta, yaşlanmayı geciktirmekte, Adaptojen özelliğiyle kandaki pH, Potasyum, Kalsiyum, Trigliserit, Bilirubin ve Ürik Asit seviyesini normalleştirmekte, Tiroit bezinin düzgün çalışmasını ayarlamakta ve damarların tıkanmasını engellemektedir.

     


    Epilepsiye de iyi gelen Germanyum, katarakt tedavisinde kullanılmakta, hipertansiyon hastalarında kan basıncını normal seviyelere getirirken, bazı kanser tiplerinde tümörlerin gelişmesini engelleyerek hastaların yasam süresini uzatmakta, terminal aşamadaki ağrıyı nötralize etmekte ve ayrıca HIV virüsünün çoğalmasını durdurmaktadır.

     


    Kırmızı Reishi mantarının içerdiği farmasötik etkili en önemli bileşik gruplarından biri, Triterpenlerdir. Bu mantarda 140’ın üzerinde farklı Triterpen bulunmaktadır. Antiseptik, ateş düşürücü, anti-kanser, antiviral, antibakteriyel etkileri olan Triterpenler vücutta Histamin salınımına engel olurlar. Ganoderma Lucidum, yapısal olarak steroid hormonlarına benzeyen ve Ganoderik asit olarak bilinen bir grup Triterpenlerin tek bilinen kaynagıdır.

     


    İçeriğinde ayrıca;
    • Ergosterol
    • Doymamış yağ asitleri
    • Kumarin
    • Vitaminler ve mineraller
    • Mannitol bulunmaktadır
    • Laktonlar
    • Alkaloidler
    Yapısının %90’ı su olan diğer mantarların aksine Kırmızı Reishi mantarı (Ganoderma lucidum) sadece %75 su içeriğine sahiptir.
    Bunun 2 sonucu vardır:
    İlk olarak, yapısındaki su miktarının diğer mantarlardakinden az olmasından dolayı, aktif bilesen miktarı daha fazladır.
    Öte yandan, su içeriğinin az olmasından ve yapısında kitin içermesinden dolayı, Ganoderma Lucidum’un gövdesi sert bir yapıya sahiptir. Bu nedenle kimse bu mantarı işlem görmeden yiyemez. Kitin, tıbbi önemi olan bileşikleri bloke etmektedir.

     


    İnsanlar tarafından kullanılabilmesi için öncelikle, hastalıklara karsı koruyucu etkisi olduğu bilimsel deneylerle ispatlanmış biyolojik aktif bileşiklerin, mantarın bu odunsu yapısından ekstrakte edilmesi (özütlenmesi) gerekir. Sindirim sistemimizde emiliminin sağlanabilmesi açısından da ölümsüzlük mantarının ekstrakt (özüt) formu en uygun tüketim seklidir. Bu mantarın basitçe toz haline getirilmiş hali tamamen etkisizdir.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARI GÖZ HASTALIKLARINDA ŞİFA OLUYOR

    KIRMIZI REİSHİ MANTARI GÖZ HASTALIKLARINDA ŞİFA OLUYOR


    Germanyum çeşitli göz hastalıklarını iyileştirir.
    Germanyum göz lens dokularında çapraz bağlanmayı engelleyerek kataraktın ilerlemesini geciktirir.
    Germanyum Retinanın ve Glokomun iyileştirilmesinde başarıyla kullanılmaktadır.
    Germanyum göz Retinasına kan getiren damarları gençleştirir.


    Kırmızı Reishi Mantarı içerdiği Organik Germanyum,Triterpen ve Polisakkarit sayesinde bağışıklık sistemini olağanüstü güçlendirir, bünyenin savunma sistemini kuvvetlendirir, organizmanın dış etkenlerden korunmasına yardımcı olur, vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olur, iltihap ve enfeksiyonlarla mücadelede başarılı olur. Böbrekler sodyum, potasyum gibi kimyasalların vücuttaki dengesini sağlar, kanı süzer ve sabit asit (PH) değerinde kalmasını sağlamasında yardımcıdır.


    Ganoderma Lucidium'daki (Kırmızı Reishi Mantarı) Germanyum, Ginseng bitkisindeki Germanyum miktarından 4-5 kat fazladır. Sarımsak, Tere ve Sumakta da bulunan Germanyum, bir iz elementtir. İnorganik formu çok zararlı olmasına rağmen Germanyumun organik formlarının sayısız faydası vardır.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARI İLE İNSÜLİNE SON

    KIRMIZI REİSHİ MANTARI İLE İNSÜLİNE SON
    Diyabet ve Kırmızı Reishi mantarı ile ilgili yaptığı çalışmalarla tanınan Acıbadem Sağlık Grubu’ndan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen Kırmızı Reishi mantarının diyabet tedavisinde kullanılışını anlattı: “Kırmızı Reishi Mantarının en büyük özelliği Bağışıklık Sistemi üzerinde ciddi katkılar yapması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi.” “Kanserden tutun, gribal hastalıklar, karaciğer hastalıkları, şeker hastalığı gibi birçok hastalığın temelinde bağışıklık sistemindeki bozukluklar yatıyor.


    Kırmızı Reishi Mantarı İnsulin duyarlılığını artırıyor ve kullanılan İnsulin miktarını azaltmada etkili oluyor.”
    “Uzakdoğu’nun yanı sıra artık Avrupa ve Amerika’nın önemli üniversitelerinde yapılan araştırmalarda çok olumlu sonuçlar alındı. Reishi mantarı birçok kanser tedavilerinde kullanılmaya başlanmış.”
    “Kırmızı Reishi mantarıyla ilgili biz de araştırmalara başladık, hastalarımızda da denedik. 15 gün içinde etkileri görülüyor ve 2 ay içinde de kişiler kendileri çok daha olumlu ve iyi hissettiklerini bize belirtiyorlar.” “Normal bir tedavi gören bir kişi Reishi mantarını içip de ilaçlarını bırakacak diye birşey yok, bu tedaviler destek tedavileridir ve normal tedavileriyle birlikte kullanılır.” “Yapılan araştırmaları incelediğimizde;
    • Kemoterapi tedavisi gören hastaları çok sıkıntıya sokan yan etkilerinde %40-50 gibi çok ciddi oranlarda azaldığını gördük.
    • Şeker hastalarında şeker oranlarının tedavileriyle beraber %30-40 azaldığını görüyoruz.


    Diyabet tedavisinde ilaçların yanı sıra hastalarına bitkisel tedaviler de önerdiklerini söyleyen Dr.Soner Dileklen, kendi yaptıkları, Mayıs 2009′da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre Kırmızı Reishi Mantarı’nın kan şekerini düşürücü etkisi olduğunun saptandığını ifade etti. Dr. Dileklen, Kırmızı Reishi mantarının Tip 2 diyabette glikoz seviyelerini, herhangi bir yan etki göstermeden, düzenlemeye yardımcı olduğunu belirterek, “Kırmızı Reishi Mantarı, insülin duyarlılığını ayarlar, Kandaki şeker seviyesini ve diyabet hastaları için gerekli olan insulin miktarını azaltmada etkilidir.” dedi.
    Yapılan bilimsel çalışmalarda Kırmızı Reishi mantarının hipoglisemik (kan şekerini düşürücü) etkisi olduğu saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Tip 2 diyabetin tedavisinde etkin rol oynayabilir.
    Kırmızı Reishi Mantarı ve diyabete etkileri üzerine bir araştırma yapan Uz.Dr.Soner Dileklen, çalışmasının sonuçlarını dergimize anlattı: Bilimsel çalışmalarda Reishi Mantarının kan şekerini düşürücü etkisi olduğu saptanmıştır. Tip 2 diyabette glikoz seviyelerini, herhangi bir yan etki göstermeden, düzenlemeye yardımcı olduğu ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Mayıs 2009’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre Tip 2 diyabetin tedavisinde etkin rol oynayabilir.


    Kırmızı Reishi Mantarı, insülin duyarlılığını ayarlar. Kandaki şeker seviyesini ve diyabet hastaları için gerekli olan insülin miktarını azaltmada etkilidir. Bu etkinin derecesi, kişinin diyabet hastası olduğu süreye bağlıdır; diyabet hastası olarak geçen süre uzadıkça etki azalmaktadır. Özellikle hastalığın yeni olduğu dönemlerde ve 2 yıla kadar olan sürede daha etkili olabilir. İnsülin kullanmayan hastalarda daha çabuk ve daha olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Buradan Tip 2 diyabet hastalarında etkinliği daha fazla göreceğimiz anlamı çıkarılabilir.
    Kandaki şeker seviyesinin düşürülmesindeki etkiyi, Kırmızı Reishi mantarındaki polisakkaritler ve Ganoderan B, C ve D maddeleri sağlar. Bu maddelerin etkisinin, kan şekerlerini vücudun kendi dokuları tarafından daha iyi kullanılır hale getirilmesinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bu etki sayesinde kan şekeri organsal ve hücresel kullanımı artarak düşmeye başlamaktadır. Japonya Kinki Üniversitesi Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü’nde yapılan çalışmada Reishi mantarının insülin direncini azaltıcı etkilerinin yanı sıra, pankreasın yeniden yapılandırmaya başlamasında da etkili olabildiği ve Reishi kullanımı ile diyabete bağlı yan etkilerin yaşanmadığı gözlenmiştir.
    Bu çalışmalar ışığında kendi Tip 2 diyabet hastalarımızda Reishi mantarı etkileri görmek amaçlı bir çalışma planladık. Bu çalışmada Tip 2 diyabetli genelde şeker regülasyonları düzenli giden 42 vaka alındı. 20 vaka da ilaç verilmeden kontrol grubuna alındı. Bu çalışmada 6. Hafta sonunda şeker kolestrol HbA1c oranları incelendi. 6 hafta sonunda Reishi Mantarı kullanan grupta HbA1c %1, açlık kan şekeri %12, tokluk kan şekeri %15 azalma saptadık. Bunun dışında en enteresan sonuç HDL oranında %33 artma saptandı. Bu çalışma küçük ölçekli ancak ileriye ışık tutabilecek bir çalışmadır. Bu ürün ile çalışmaların daha fazla hasta ile daha farklı parametrelerle incelenmesi sonuçlarının daha güvenilir olması açısından önemlidir.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARIN GÜNEŞİN ZARARLI IŞINLARINA KARŞI ETKİSİ

    KIRMIZI REİSHİ MANTARIN GÜNEŞİN ZARARLI IŞINLARINA KARŞI ETKİSİ

    Kırmızı Reishi mantarının UV ışınlarına karşı koruyucu ve güneşin zararlı etkilerine karşı hücre savunma sistemini harekete geçiren etkisi nedeni ile yoğun güneş altındayken bile zararlı etkilere karşı aktif koruma sağlar.

    Cilt kanserlerinde, özellikle de UV ışınlardan kaynaklanan deri kanserlerinde önleyici ve tedaviyi destekleyici etkisi görülmüştür.
    Cilt sağlığınız için ve vücudunuzu güneşin zararlı etkilerinden korumak için de Kırmızı Reishi mantarından yararlanabilirsiniz.
    Çoğu yüksek koruma faktörlü ticari güneş kremlerinin içeriğinde kırmızı reishi mantarı özütü kullanılmaktadır
    Kaynak:
    1. Kim KC, Kim IG. Ganoderma lucidum extract protects DNA from strand breakage caused by hydroxyl radical and UV irradiation. Int J Mol Med. 1999 Sep;4(3):273-7
    2. Phyllis A. Balch, Prescription For Dietary Wellness, p.16
  • KIRMIZI REİSHİ MANTARIN SPORCULARA FAYDALARI

    KIRMIZI REİSHİ MANTARIN SPORCULARA FAYDALARI
    Kırmızı Reishi mantarı özellikle Çin’de ve Asya kıtasında 2000 yıla aşkın süredir; vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmek, vücudu toksinlerden arındırmak, metabolizmayı canlandırmak, kalp ve dolaşım sisteminin düzenlenmesine katkıda bulunmak, yaşlanmayı geciktirmek, konsantrasyon bozukluklarının ve uykunun düzenlenmesine katkıda bulunmak ve de kanser hücreleri üzerindeki etkileri nedeni ile geleneksel bir yöntem olarak tüketilmektedir.


    Yapılan bilimsel çalışmalarda Kırmızı Reishi mantarının; bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve organlara giden oksijen miktarının artmasını sağladığı kanıtlanmıştır. Spor veya herhangi bir fiziksel aktivite sırasında organlara giden oksijen miktarının artması; yorgunluk, halsizlik ve yorgunluğa bağlı gelişen baş ağrılarının önüne geçebilmektedir. Ayrıca kaslara giden oksijen miktarının yüksek olması; kas gelişimini de olumlu yönde etkilemektedir. Özellikle kandaki oksijen miktarını arttırıcı özelliği nedeni ile Asya’lı dağcılar tarafından; akut dağ hastalığına (temelde yetersiz solunum nedeni ile kandaki oksijen miktarını düşmesi ve buna bağlı gelişen sağlık sorunları) karşı önlem olarak sıkça kullanılmaktadır. Ayrıca Kırmızı Reishi mantarının da içinde bulunduğu, bazı performans arttırıcı bitkisel formüller Çin’li atletler tarafından kullanılmaktadır.


    Kırmızı Reishi mantarı kalp ve damar sistemi üzerinde de olumlu etkiler göstermektedir.Yüksek tansiyonu (hipertansiyon) yani kan basıncını düşürücü etkileri vardır. Kanda ki ‘kötü’ LDL kolesterol, Trigliserid ve diğer kan yağlarının seviyelerini azaltarak damar sağlığının korunmasına katkıda bulunmaktadır. Ayrıca kanın pıhtılaşma özelliğini azaltıp, kanı sulandırarak; kalp krizi ve inmelere karşı korucu özellik gösterebilmektedir.
    Kırmızı Reishi mantarı ayni zamanda enerji veren bir toniktir. Bağışıklık sistemini ve dolaşım sistemi üzerindeki olumlu etkileri ile kişiye daha fazla enerji vermek suretiyle; yorgunluk ve halsizliğin giderilmesine katkı sağlamaktadır.Kırmızı Reishi mantarı sporcular için; güçlü bir antioksidan, bağışıklık güçlendirici, kandaki oksijen miktarını arttırıcı, kan dolaşımını düzenleyici, yorgunluğun etkilerini azaltıcı ve de önemli bir enerji kaynağıdır. Tüm bu özellikleri ile de sporcuların en iyi dostudur…

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARIN TARİHÇESİ

    KIRMIZI REİSHİ MANTARIN TARİHÇESİ


    Bu değerli mantarın yapay olarak yetiştirilmesi, 1970′lerde başarılı biçimde sağlanmıştır ve 1990 yılından beri, Kırmızı Reishi mantarı üretimi, özellikle Çin’de hız kazanmıştır. Özelleştirilmiş koşullarda, uzmanların gözetiminde yetiştirilmesi çok zahmetli ve bir mantarın tam olarak olgunlaşması için gerekli zaman yaklaşık beş aydır. İnsan sağlığına olan faydaları nedeni ile Kırmızı Reishi Mantarı bilinen en değerli mantarlar arasındadır.


    rmızı Reishi mantarının içerdiği birçok maddenin, insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini araştırmak üzere yaklaşık 30 yıldır birçok bilimsel çalışma yapılmıştır. Kırmızı Reishi mantarının vücuda etkisi antioksidan özellikleri nedeniyledir ve bu ayrıca Kırmızı Reishi mantarı bağışıklık sistemini güçlendirilmesine ve hücrelere giden oksijen miktarının artırılmasına böylelikle konsantrasyon sürelerini uzatılmasına, sağlıklı bir vücudun yanı sıra sağlıklı bir zihin de sağlanmasına sonuç verir.


    Kırmızı Reishi mantarının; kanserli hücre gelişimini engelleme etkisi ilgili çalışmalar da yapılmıştır. Kırmızı Reishi mantarının ilerlemiş kanser hastalarının bağışıklık sistemini canlandırdığı görülmüştür.
    Bir başka çalışmada ise besin takviyesi olarak Kırmızı Reishi mantarını kullanan akciğer kanserli hastaların yaşam kalitesinin %60 oranında arttığı tespit edilmiştir. Birçok farklı kanser çeşidi üzerine yapılan çalışmalarda ise; Kırmızı Reishi mantarının içerdiği birçok maddenin kanser hücrelerini gelişimini durdurduğu, yayılmasını engellediği ve de kanser hücrelerinin ölmesini teşvik ettiği tespit edilmiştir.
    Kırmızı Reishi mantarının hayvan deneklerde yapılan çalışmalar sonucunda Pankreas hücrelerini korunmasında etkili olduğu ve 2. tip Diyabet hastalığına karşı kan şekeri seviyesinin düşürüldüğü görülmüştür.


    Kırmızı Reishi mantarının en önemli özelliklerinden olan, bağışıklık sisteminin güçlendirici ve harekete geçirici etkileri; bulaşıcı hastalıklarla ve iltihaplarla mücadelede önem taşımaktadır. Özellikle uçuk virüsüne etkili olduğu yapılan çalışmalarla tespit edilmiştir. AİDS üzerine yapılan çalışmalarda mantarın bünyesinde virüsün çoğalmasını engelleyici etken maddeler barındırdığı görülmüştür.
    Kalp ve dolaşım sistemi üzerine farklı etkileri gözlenen Kırmızı Reishi mantarının; kan sulandırıcı, yüksek tansiyonu düşürücü etkisinin yanı sıra antioksidan etkisi ile de kalp kaslarının korunmasında etkili olduğu görülmüştür.
    Beyin hücrelerdeki hasara bağlı olarak gelişen Parkinson hastalığına ile ilgili yapılan çalışmalarda; Kırmızı Reishi mantarının beyin hücreleri üzerine karşı koruyucu potansiyeli taşıdığı görülmüştür.
    Ayrıca Alzheimer hastalığına üzerine yapılan bir çalışmada; Alzheimer nedeniyle beyindeki sinir hücrelerinde oluşan hasara karşı kırmızı Reishi mantarının koruyucu etkileri olduğu tespit edilmiştir.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARIN YAŞLILIĞA ETKİLERİ

    KIRMIZI REİSHİ MANTARIN YAŞLILIĞA ETKİLERİ
    Yaşlılık, 65 yaş ve üzerinde biyolojik verimliliğin azalması, uyum güçlüğü ve direnç kaybı olarak nitelendirilir. Yaşlılığa bağlı olarak fiziksel etkinlikte gerileme, kemik ve kas dokusunda azalma, algılama güçlüğü ve hafızada zayıflıklar görülür. Vücutta oluşan bu değişiklikler nedeniyle sosyal hayatta gerileme ve moral kaybı da gözlemlenebilir.


    Antik Çin döneminde kaleme alınan Shen Nong Ben Cao Jing adlı eserin 1. cildinde Kırmızı Reishi mantarı kullanımı için sayılan 500 nedenden birinde yaşlılık yer alır. Çinliler yüzyıllardır Kırmızı Reishi mantarını unutkanlık ve yaşlılığa bağlı rahatsızlıkları engellemek için kullanmışlardır. Kırmızı Reishi mantarı genel canlılığı arttırarak yaşlanma sürecini uzatır. Derinin elastikiyetini korumaya yardımcı olarak ölü hücrelerden kaynaklanan cilt lekelerinin oluşumunu ve yayılımı engeller.


    Kırmızı Reishi mantarına oluşan büyük ilgi nedeniyle incelemeye alan bazı ABD Sağlık kuruluşları; Alzheimer ve Kardiyovasküler alanlarda çalışmalar yaptılar ve çağdaş batı bilimi bu hastalıkların oluşması ve yayılmasını engellediğini rapor etti.


    Yapılan bir araştırma sonucu Kırmızı Reishi mantarın bazı çarpıcı sonuçları görüldü;
    •Kırmızı Reishi mantarı güçlü bir anti-enflamatuardır.
    •Mantarın sahip olduğu bileşenler, yaşlılık kaynaklı ağrılı şişliklerinin büyümesini engellemiş ve gerilemelerine neden olmuştur.
    •Hem ağızdan kullanımda, hem lokal kullanımda etkindir.
    •Tedavide kullanılan diğer Steroidlerin yan etkilerini göstermez, Aspirin gibi Steroid olmayan ilaçların neden olduğu Gastropatiye (Asid Hipersekresyonu ve Gastrik protein kaybı) yol açmaz.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARININ HİV/AİDS HASTALIĞINA ETKİLERİ

    KIRMIZI REİSHİ MANTARININ HİV/AİDS HASTALIĞINA ETKİLERİ


    HİV/AİDS ile mücadelede kullanılan ilaçlardaki anti-HİV maddeler, Kırmızı Reishi mantarında bulunmaktadır. Kırmızı Reishi mantarı, viral yükü azaltmakta ve CD4 sayımlarını arttırmaktadır. Vücudun enfeksiyon hastalıkları ve HİV ile mücadelesinde Kırmızı Reishi mantarı yardımcı olmaktadır.


    Birçok bilim adamı, Kırmızı Reishi mantarının bu hastalıklarla mücadelede, hiçbir yan etki göstermeden sağladığı faydayı, Kırmızı Reishi mantarının değerli kılan özelliklerin başında saymaktadır.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARININ KRONİK BRONŞİT VE BRONŞİYAL ASTIMA ETKİSİ

    KIRMIZI REİSHİ MANTARININ KRONİK BRONŞİT VE BRONŞİYAL ASTIMA ETKİSİ
    Ganoderma Lucidum öksürük nöbetlerini keser, balgamı saflaştırır ve astımı baskı altına alır. Benzer sebeplerle ortaya çıkan belirtileri ve hastalıkların belirtilerini silikleştirir.


    Bilindiği gibi Ganoderma Lucidum bağışıklık sistemini aktive etmektedir. Dolayısıyla gripten ve yukarıdaki hastalık tablolarından korunma etkinliği buna dayanmaktadır.


    AŞIRI HASSASİYETE ETKİSİ
    Eğer herhangi bir antijene karşı bağışıklık reaksiyonları aşırı düzeyde gerçekleşirse immunopatolojik anormallikler ortaya çıkar. Ganoderma Lucidum vücutta bu tip aşırı reaksiyonların ortaya çıkmasını baskılar ve vücut düzeninin korunmasını sağlar. Yapılan çalışmalar da gösterilmiştir ki alerjik reaksiyonların daha ortaya çıkmadan önlenmesini sağladığı için Ganoderma Lucidum bu tip hastalardaki aşırı hassasiyet faktörlerinin serbest kalmasına müsaade etmediği bulunmuştur. Bu özelliğiyle günümüzde kullanılan bütün aşırı hassasiyet reaksiyonları, alerjik astım gibi otoimmun rahatsızlıklar ve Lupus Eritemetosiz Vulgaris, Romatoit Artrit, Romatoit kalp rahatsızlıkları, alerjik Rinit ve alerjik cilt rahatsızlıkları gibi hastalıların tedavisinde çok daha üstün fayda sağlamaktadır. Hormonların vücutta kullanılabilirliğini arttırdığından toksifikasyon hastalarında tedavi amacıyla kullanılabilmektedir.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARININ SEDEF HASTALIĞINA ETKİLERİ

    KIRMIZI REİSHİ MANTARININ SEDEF HASTALIĞINA ETKİLERİ
    Halk arasında "Sedef hastalığı" olarak bilinen Psoriasis, nedeni tam olarak bilinmeyen bir deri rahatsızlığıdır. Baş derisi, dirsek, diz ve sırtın alt bölümlerinde görünen kızarıklık, gümüş renkli parlak döküntüler şeklinde gelişir. Deri pullanarak kabarır ve lekeler kaşıntı eşliğinde dökülür.


    Nedeni tam olarak bilinmese de, tıp otoriteleri hastalığı; kandaki beyaz hücre yokluğu, aşırı stres ve mineral eksikliğine bağlamaktadır. Hastalık bulaşıcı değildir ve günümüze kadar kesin tedavisi bulunamamıştır. Tedavide kullanılan krem ve losyonlar tam anlamıyla başarı sağlanamadığı gibi, yan etkileri nedeniyle istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir.


    Uzakdoğu'da 200 yıldır kullanılan ölümsüzlük mantarı Kırmızı Reishi'nin Japon ve Amerikan sağlık kuruluşlarınca yapılan incelemelerinde Sedef hastalığı tedavisinde büyük başarı sağlandığı gözlemlenmiştir.
    Kırmızı Reishi mantarın içeriğindeki etkin maddelerden Adenosin ve ayrıca arttırımını sağladığı Adrenokortikal hormonlar, Sedef hastalığının baş faili olarak kabul edilen ve günlük hayatın istenmeyen ama ayrılınması mümkün olmayan parçası stress üzerinde maksimum etkilidir. Kas gevşetici ve merkezi sinir sistemini düzenleyici etkisinin yanısıra, ruhsal durumu etkileyen hormanların düzenlenmesinde aktif rol oynar.


    Ölümsüzlük mantarının barındırdığı mineraller vucudun gereksinimi olan maddelere takviye sağlar. Sağlıklı hücre üretimine katkıda bulunur. Karaciğerdeki detoksik etkisi nedeniyle her yaş grubundaki Sedef hastalarına hekimler tarafından önerilmektedir.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARININ SİNİR SİSTEMİNE ETKİLERİ

    KIRMIZI REİSHİ MANTARININ SİNİR SİSTEMİNE ETKİLERİ
    Kırmızı Reishi mantarı, sinir sistemini kuvvetlendiren tek tıbbi mantardır.


    Kronik strese, yaşlılığa, uykusuzluğa karşı kullanılması önerilir.
    Hafızayı güçlendirici etkisi var; konsantrasyon eksikliğini giderir ve bu özellikleri nedeni ile yaşlılığa bağlı Alzheimer hastalığının önlenmesinde veya ilerlemesinin durdurulmasında etkilidir.


    Sürekli Kırmızı Reishi mantarı kullanımı ile stres seviyesinde azalma, uyku düzeninde düzelme görülür. (bu amaçla kullanılan diğer ilaçların çok değişik yan etkileri, Kırmızı Reishi mantarın kullanımında yoktur)
    Kırmızı Reishi mantarındaki Adenosin maddesi sinirsel gerginlik içinde olan hastalarda rahatlamaya neden olduğu için Çin'de çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Adenosin ayni zamanda kasları gevşetir, merkezi sinir sistemini rahatlatır.

  • KIRMIZI REİSHİ MANTARININ YAN ETKİLERİ VAR MI?

    KIRMIZI REİSHİ MANTARININ YAN ETKİLERİ VAR MI?
    Kırmızı Reishi mantarının yan etkileri yoktur. Uzakdoğu tıbbında yüzyıllardır kullanılmakta olan Kırmızı Reishi mantarı, klasik literatürde üstün bitki olarak sınıflandırılmakta ve bu sınıflandırmada 1.sırada yer almaktadır; bu sınıftaki bitkilerin toksik olmadıkları, büyük miktarlarda ve uzun süreli olarak kullanıldıklarında dahi herhangi bir yan etkileri olmadığı ifade edilmektedir.


    2000 yılı aşkın süredir kullanılmasına rağmen literatürde ve klinik çalışmalarda hiçbir yan etkisi rapor edilmemiştir. Buna karşın bazı hassas bünyelerde, Kırmızı Reishi mantarı kullanılmaya ilk başladığında, vücuttaki toksinlerin atılmasından kaynaklanan hafif mide bulantısı, baş dönmesi, eklem ağrısı ve deri döküntüsü gibi semptomlar görülebilir. Bu etkiler, günümüz hazır gıdalarında yoğun miktarda bulunan toksik maddelerin atılmasından ve metabolizmanın hızlandırılmış faaliyetinden kaynaklanmaktadır ve asıl önemlisi Kırmızı Reishi mantarının etkisini göstermeye başladığının kanıtıdır. Kısa süreli kullanım sonunda bu etkiler de kaybolmaktadır.
    Kırmızı Reishi mantarı ile birlikte tüketilecek C vitamini (taze sebze ve meyveler), bu etkilerin görülmesini önlediği gibi, mantardaki yararlı maddelerin vücudumuzdaki emilimini de kolaylaştırmaktadır. Bu dönemde bol su içilmesi önerilmektedir.
    Kırmızı Reishi mantarı toksik değildir, herhangi bir yan etki oluşturmadan her gün alınabilir. Kırmızı Reishi mantarının toksisitesini incelemek üzere yapılan çalışmalarda akut toksisite belirlenmemiştir.