antioksidan_alkali_su1Vücutta alkalinite çok önemlidir...!

Sağlıklı bir vücut için, hücrelerin doğal dengeli bir alkali ortamda bulunmaları gerekir.

Vücudumuz doğal dengeli bir alkaliteye sahip olursa, ömrünü tamamlayıp ölen hücrelerin yerine kendi kendine yeni sağlıklı hücreler üretir. Buda yaşlanmayı geciktirir.

Ne yazık ki, vücudumuzun ve hücrelerimizin pH seviyesi; su kaybı (dehidratasyon), stres, düzensiz beslenme, asidik ve işlenmiş yiyecek ve içecekler nedeniyle düşer ve vücudumuz asidik hale gelir. Bunun sonucunda da vücudumuzdaki serbest radikaller artar.

Serbest radikaller, vücudumuzun yeni sağlıklı hücreler üretmesini engellediği gibi mevcut hücrelerin bazılarının değişime uğramasına ve bozulmasına (tümör ve kanser) neden olur. Bunun sonunda yaşlanma hızlanır, vücudumuzun hastalıklara karşı direnci düşer ve çeşitli hastalıklar meydana gelmeye başlar.

Yüksek tansiyon, obezite, diyabet (şeker hastalığı), böbrek taşı, kolesterol, kalp rahatsızlıkları ve kemik erimesi gibi birçok rahatsızlığın kökeninin aslında asidik vücut metabolizmasına dayandığı son yıllarda yapılan araştırmalar sonucu ispatlanmış ve birçok tıp literatüründe de yayınlanmıştır. Çünkü asidik vücut metabolizması serbest radikallerin yaşaması ve artması için en uygun ortamdır.

Asidik vücut metabolizmasının sonuçlarından birisi de fazla kilolar (yağlar) dır. Vücut asidik olduğu zaman serbest radikaller artar. Ayrıca besinlerin yakılması sonucu asidik atıklar oluşur. Vücut serbest radikallerin ve asidik atıkların bir kısmını ter ve idrar yolu ile atabilir ancak tamamını değil. Vücut atamadığı serbest radikallerin ve asidik atıkların hücrelere zarar vermesini engellemek için vücudun değişik yerlerinde; bel etrafında, göbek ve kalça bölgelerinde hatta iç organların etrafında yağ biriktirir ve bunları bu yağların içinde depolar.